saç ekimi
saglık turizmi
Golf Federasyonu tarafından televizyonlara verilen reklamlar hepinizin dikkatini çekmiştir. Golfun çevre dostu olduğunu, ülke ekonomisi için ne kadar önemli bir turizm çeşidi olduğunu, özellikle bıraktığı döviz ve kış turizmine olan katkısını ben biliyordum da; bilmeyenlerde sanırım bu reklam sayesinde öğrenmiştir.
Türkiye’de turizmi 12 aya yaymak adına golf gibi ülkemizde daha yapılabilecek birçok turizm çeşidi var. Bunlardan bir tanesi de sağlık-termal turizmidir. Deniz-Güneş-Kum destinasyonu artık belli ki sadece yaz döneminde yada güneş olduğu zaman yapılabiliyor. Güneş destinasyonuna bağlı çalışan tesislerin büyük bir çoğunluğu kış döneminde kapanıyor.
Bu kapanmadan ötürü ortaya çıkan ekonomik kayıpların boyutları inanın çok yüksek. Oysa ülkemizin 12 ay boyunca turizm yapabileceği değerleri mevcut. Spor, kültür, sağlık, termal ve daha çoğaltabileceğimiz alternatif turizm çeşitleri fazlasıyla mevcut iken bu ülkede sadece güneşi satabiliyoruz. Hatta bazen onu bile satmakta zorlanıyoruz.
ART ekranlarında her hafta Perşembe akşamları devam eden ‘Mevlüt Yeni ile Turizm Dünyası’ adlı programda ‘Sağlık Turizmi’ ve ‘Turizm Sağlığı’nı konun uzmanlarıyla enine boyuna tartıştık. Programa katılan uzmanları dinlediğim zaman özelikle ülkemiz bir ‘termal’ zenginiyken bunu dahi yeterince Avrupa pazarında satamadığımızı anladım. Sadece termal değil sağlık turizmi konusunda da Türkiye bir çok ülkeden daha avantajlı konumdayken bu konuda da olumlu tek bir adımımız görünmüyor.
Dün turizmci dostum Hüseyin Baraner dün yazdıklarımı doğrular nitelikte hem de rakamsal verileri içeren bir mail göndermiş. Baraner, Antalya’ya güneşlenmek üzere 2 veya 1 haftalığına tatile gelen yabancı bir misafirin Türkiye’de olduğu süre içinde hem de çok uygun fiyatlarla bazı sağlık tedavileri olabileceğinin altını çizmiş.
Baraner’in gönderdiği verilere göre; diş tedavileri, saç ekimi merkezleri ankara, estetik ameliyatları, göz bakımı ve tedavisi gibi konularda Türkiye bir Avrupa ülkesine göre çok avantajlı görünüyor. Geçen haftaki turizm programına katılan sağlık uzmanları ve turizmciler de bu potansiyelin var olduğunu ancak değerlendiremediklerini söylemişlerdi.
Örneğin; Almanya’da normal bir saç kökü dikimi 6 bin ila 7 bin Euro arasında değişirken bu rakam Türkiye’de 3 bin Euro’yu geçmiyor. Ayrıca ülkemizde estetik ameliyatlarda oldukça ucuz yapılabiliyor. Şöyle ki; Almanya’da en düşük 7 ila 8 bin Euro civarında yapılabilen bir göğüs operasyonu Antalya’da bin 500 ila 5 bin Euro arasında yapılabiliyor. Yine Almanya’da 3 bin Euro’ya zor yapılan bir burun ameliyatı Türkiye’de 500 ila bin 500 Euro arasında rahatlıkla yapılabiliyor. Göz bakım ve operasyonlarında da benzer avantajlar mevcuttur.
İstanbul göz konusunda inanılmaz bir atak yaptı. Dünya Göz Hastanesinin müşterilerinin büyük bir çoğunluğunun Avrupa’dan geldiğini duyuyoruz. Antalya’nın özellikle Baraner’in de işaret ettiği göz, diş, saç ve estetik ameliyatların da çok cazip bir tatil şehri olduğunu unutmamak lazım.
Bu konuda yapılan münferit çalışmaların yanına daha sağlıklı bir sistemle bu işi bir turizm çeşidi haline dönüştürecek bazı stratejiler geliştirmek zorundayız. Ülkemize tatile gelen bir misafir burada kaldığı süre içinde tatilini yaparken aynı zamanda bu süre içinde saçı yoksa saç ekimi, ya da diş, göz veya estetik ameliyatı olabilir. İşte mesele birilerinin bu işi pazarlaması yani bu ülkede böyle bir avantajın varlığını fark etmesi gerekiyor. Yani Golf Federasyonu örneğinde olduğu gibi bu alanda faaliyet gösteren firmaların turizmcilerle aynı masa etrafında buluşup tanıtım adına sağlıklı bir stratejisi geliştirmesi gerekiyor sanırım. Bizde imkanlar var, özellikle Avrupa’da da pazar var. Peki sorun ne? Dönüp dolaşıp geliyoruz yine tanıtıma takılıyoruz.
SAÇ EKİMİ